Bilim insanları, İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere’de uygulanan şeker kısıtlaması verilerini analiz ederek bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki beslenmenin yetişkinlik sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini inceledi. UK Biobank veri tabanındaki yaklaşık 65 bin kişinin sağlık kayıtları incelendi. Şeker karnesi uygulamasının 1953’te kaldırılmasının ardından tüketimin iki katına çıkması, araştırmacılara doğal bir karşılaştırma zemini sundu.
Araştırma sonuçları, yaşamının ilk iki yılını şeker kısıtlamasıyla geçiren kişilerin yetişkinlikte beş ayrı kanser türüne yakalanma riskinin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. Bebeklik ve erken çocukluk evresini düşük şekerle geçirenlerde karaciğer kanseri oranı yüzde 69, meme kanseri riski ise yüzde 36 azalıyor. Prostat, rektum ve akciğer kanserlerinde de benzer düşüşler kaydedildi.
Bebeklik döneminde daha az şeker tüketen kişilerin telomer uzunluklarının daha fazla olduğu belirlendi. Biyolojik yaşın göstergesi kabul edilen telomerlerdeki bu fark, hücresel düzeyde yaklaşık 2 yıl daha yavaş yaşlanmaya işaret ediyor. İlk yıllardaki beslenme alışkanlıklarının kalıcılığına dikkat çeken araştırmacılar, bebeklikte şekerden uzak duranların 50’li yaşlarında bile daha az şeker tükettiğini ve dengeli beslenme eğilimini koruduğunu bildirdi.
Araştırma ekibi, bu bulguların erken çocuklukta şekerin tamamen yasaklanması şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti. Ancak, organların geliştiği ve metabolizmanın şekillendiği ilk iki yılda şeker alımını kısıtlamanın hayati rol oynadığı vurgulandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]