Bağışıklık sisteminin tiroid bezini hedef almasıyla ortaya çıkan Haşimato tiroidi, vücudun enerji kullanımından zihinsel performansa kadar birçok sistemi etkiliyor. Özellikle kadınlarda sık görülen bu otoimmün hastalık, tiroid bezinin hormon üretim kapasitesini azaltarak halsizlik, kilo alma zorluğu, saç dökülmesi ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilere yol açabiliyor.
Acıbadem Ortopedia Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemile Feyza Elbistan, tiroid bezinin metabolizma üzerindeki kritik rolünü vurguladı. Tiroid hormonlarının enerji dengesi, kilo kontrolü, cilt ve saç sağlığı gibi pek çok fonksiyonda görev aldığını belirten Elbistan, Haşimato’da bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırmasıyla bu fonksiyonların aksayabildiğini ifade etti. Bu durumun halsizlik, kilo alımı, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık, üşüme ve ‘beyin sisi’ olarak adlandırılan konsantrasyon güçlüklerine neden olabileceğini söyledi.
Elbistan, Haşimato’nun gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra viral enfeksiyonlar, gebelik, stres, D vitamini ve selenyum eksikliği ile yanlış beslenme alışkanlıklarının da tetikleyici rol oynayabildiğini belirtti. Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde TSH değerinin önemli olduğunu ancak tek başına bu değere bakılarak tedaviye başlanmasının doğru olmadığını vurguladı. TSH’ın beyinden tiroid bezine gönderilen bir komut hormonu olduğunu hatırlatan Elbistan, hafif yüksek TSH değerlerinde hastanın şikayetleri, serbest T4 düzeyi, tiroid antikorları ve diğer sağlık faktörlerinin bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bazı hastalarda düzenli takibin yeterli olabileceğini, bazılarında ise tedaviye başlanması gerekebileceğini ekledi.
Haşimato tedavisinin sadece ilaç doz ayarlamasından ibaret olmadığını belirten Elbistan, beslenme, vitamin-mineral düzeyleri, metabolik durum ve yaşam tarzının da tedavinin ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi. Güncel yaklaşımın, hastayı yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte değerlendirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Kalıcı başarı için düzenli takip, doğru beslenme, yaşam tarzı düzenlemeleri ve hastanın tedaviye aktif katılımının önemine dikkat çekti. Elbistan, bu mücadelede hasta ve hekimin aynı takımın parçası olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]