Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, günde 2-4 fincan ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından genel olarak güvenli olduğunu belirtti. Torun, kahvenin kalp için zararlı olduğu yönündeki eski algının güncel bilimsel verilerle örtüşmediğini vurguladı.
Sağlıklı bir yetişkinin kalp sağlığı endişesiyle kahveyi hayatından çıkarmasına gerek olmadığını söyleyen Torun, yaklaşımının kahveyi yasaklamak yerine doğru miktarda ve doğru şekilde tüketmek olduğunu ifade etti.
Kahvenin içeriğindeki antioksidan özelliklere sahip doğal bileşiklerin sağlık açısından faydalı olabileceğini belirten Torun, uzun yıllardır yapılan araştırmaların ölçülü kahve tüketimini bazı kalp-damar hastalıkları ve kalp yetmezliği riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirdiğini aktardı.
Torun, kahvenin kalp için zararlı olduğu şeklindeki eski yaklaşımın günümüzdeki bilimsel verilerle birebir örtüşmediğini sözlerine ekledi.
Kahvenin hazırlanma biçiminin önemine değinen Torun, özellikle kolesterol hastaları için filtre kahve ile filtresiz kahveler arasında fark olduğunu söyledi. Kağıt filtrelerin kolesterolü yükseltebilen bazı doğal yağlı maddeleri tuttuğunu belirten Torun, Türk kahvesinin filtresiz olması nedeniyle bu maddelerin daha fazla kaldığını ifade etti.
Kolesterolü yüksek olan hastaların filtre kahveyi tercih etmesinin daha doğru olabileceğini belirten Torun, sağlıklı kişilerin ölçülü miktarda Türk kahvesi tüketmesinden endişe etmemesi gerektiğini belirtti.
Kahve sonrasında hissedilen hızlı veya güçlü kalp atışlarının her zaman tehlikeli bir kalp hastalığı anlamına gelmediğini açıklayan Torun, kafeinin bazı kişilerde geçici olarak bu tür belirtilere yol açabileceğini söyledi. Kahve tüketimine alışık olmayan kişilerde çarpıntı hissinin daha belirgin olabileceğini ekledi.
Torun, kahve ile ciddi ritim bozuklukları arasındaki ilişkiye yönelik güncel verilerin genel olarak rahatlatıcı olduğunu ve ölçülü kahve tüketiminin atriyal fibrilasyon riskini belirgin şekilde artırmadığını belirtti. Ancak çarpıntıya göğüs ağrısı, bayılma, nefes darlığı veya baş dönmesi gibi belirtilerin eşlik etmesi halinde durumun yalnızca kahveye bağlanmaması gerektiğini vurguladı.
Kahvenin kendisinden çok, kahveye eklenen şeker, şurup ve yüksek kalorili ürünlere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, sade kahve ile şekerli ve kremalı içeceklerin aynı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Fazla şekerin kilo artışı, diyabet ve kan yağlarında bozulmaya katkıda bulunabileceğini ifade eden Torun, kahvenin tatlandırılmaması gerektiğini önerdi.
Sade veya az şekerli kahvenin kalp sağlığı açısından daha uygun bir tercih olduğunu sözlerine ekledi.
Hipertansiyon hastalarının kahveyi tamamen bırakmasının her durumda gerekli olmadığını belirten Torun, kafeinin tüketim sonrası tansiyonu kısa süreli yükseltebileceğini söyledi. Düzenli tüketicilerde bu etkinin azalabileceğini ifade etti.
Tansiyonu kontrol altında olan hastaların ölçülü kahve içmesinin yasaklanmaması gerektiğini belirten Torun, tansiyonu yüksek seyreden veya içtikten sonra belirgin yükselme yaşayan kişilerin miktarı azaltması ve kendi tansiyon yanıtını takip etmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, sağlıklı yetişkinler için günde 2-3 fincan kahvenin makul bir miktar olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmalarda 2-4 fincan arasındaki tüketimin olumlu sonuçlarla ilişkilendirildiğini ancak bunun herkes için geçerli olmadığını vurguladı.
Kişinin kafeine duyarlılığı, tansiyonu, uyku düzeni ve kahvenin hazırlanma şeklinin önemli olduğunu belirten Torun, sağlıklı yetişkinler için günlük yaklaşık 400 mg kafeinin güvenli kabul edilen üst sınır olduğunu ancak kahvenin kafein miktarının fincana ve yönteme göre değişebileceğini ekledi.
Torun, en önemli mesajının
Reklam & İşbirliği: [email protected]