Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Kaya, toplumda yaygın görülen et benlerindeki ani artışların insülin direnci, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi metabolik sorunların erken bir işareti olabileceği konusunda uyardı. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, özellikle boyun ve koltuk altı gibi bölgelerde çok sayıda et beni bulunan kişilerin metabolik hastalıklar açısından değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Dr. Öğr. Üyesi Kaya, et benlerinin tıbbi olarak ‘akrokordon’ veya ‘fibroepitelyal polip’ adıyla bilinen iyi huylu deri oluşumları olduğunu belirtti. Genetik yatkınlık, ilerleyen yaş ve sürtünme gibi nedenlerin yanı sıra metabolik ve hormonal faktörlerin de oluşumda önemli rol oynadığını ekledi.
Dr. Öğr. Üyesi Kaya, et benlerinin doğrudan kalp krizine yol açmadığının altını çizdi. Bilimsel çalışmalar, çok sayıda et beni bulunan bireylerde kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve damar sertliği gibi kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayan risk faktörlerinin daha sık görüldüğünü gösteriyor.
Dermatoloji pratiğinde et benleri ile en güçlü bilimsel ilişkinin insülin direnciyle görüldüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, kanda insülin düzeyinin uzun süre yüksek seyretmesinin deri hücrelerinin çoğalmasını tetikleyebileceğini açıkladı. Et benlerinin aniden çoğalması, insülin direnci ve Tip 2 diyabet için erken bir uyarı işareti olabilir.
Dr. Öğr. Üyesi Kaya, çocukluktan itibaren var olan et benlerinin genellikle genetik nedenlerle geliştiğini ifade etti. Ancak orta yaşta kısa sürede çok sayıda et beninin ortaya çıkması veya mevcutların hızla artması, metabolik problemlerin habercisi olabilir. Bu durumlarda dermatolojik değerlendirmenin yanı sıra metabolik değerlendirme de yapılmalıdır.
Çok sayıda veya yeni gelişen et beni bulunan hastalarda bazı tetkiklerin önerildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, açlık kan şekeri, HbA1c, açlık insülin düzeyi ve kan yağları değerlendirmesinin altta yatan metabolik sorunların tespitine yardımcı olduğunu söyledi. Gerekli durumlarda tiroid fonksiyon testleri de istenebilir.
Toplumdaki yanlış inanışın aksine, Dr. Öğr. Üyesi Kaya, klasik et benlerinin cilt kanserine dönüşme riskinin bulunmadığını açıkladı. Ancak kıyafetlere veya takılara sürtünerek tahriş olabilir, kanayabilir ve enfekte olabilir. Estetik açıdan rahatsızlık veren veya sık travmaya maruz kalan et benlerinin alınması önerilebilir.
Dr. Öğr. Üyesi Kaya, et benlerinin kriyoterapi, elektrokoter veya küçük cerrahi işlemlerle kısa sürede güvenli bir şekilde alınabildiğini belirtti. İşlem sonrasında aynı et beninin tekrar oluşmadığını ancak kişinin genetik yatkınlığı, kilo fazlalığı veya insülin direnci devam ediyorsa zaman içinde yeni et benlerinin gelişebileceğini vurguladı.
Dr. Öğr. Üyesi Kaya, et benlerini ip bağlayarak düşürmeye çalışmak veya bitkisel ürünler kullanmak gibi kulaktan dolma yöntemlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. Bu tür uygulamalar enfeksiyonlara, yanıklara ve kalıcı izlere neden olabilir. Derideki her türlü müdahale mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. Özellikle kısa sürede çoğalan et benleri yalnızca estetik açıdan değil, genel sağlık açısından da değerlendirilmelidir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]