Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt yaşlanmasını hızlandırdığını, akne oluşumunu ve mikrobik olmayan iltihabi reaksiyonları tetikleyebileceğini açıkladı. Dr. Göde, bu tür besinlerin kan şekerini hızla yükselterek insülin artışına yol açtığını ve ciltte yağ üretimini tetiklediğini belirtti.
Yüksek kan şekeri seviyelerinin glikasyon adı verilen bir süreci başlattığını ifade eden Uzm. Dr. Göde, bu süreçte şeker moleküllerinin vücuttaki proteinlere bağlanarak AGEs (İleri Glikasyon Son Ürünleri) denilen zararlı bileşikleri oluşturduğunu söyledi. Bu bileşikler, cildin genç görünümünden sorumlu kolajen ve elastin gibi proteinlerde bozulmalara neden olarak cildin elastikiyetini azaltıyor ve yaşlanma belirtilerini belirginleştiriyor.
Montpellier Üniversitesi’nde yayımlanan güncel bir araştırma, rafine karbonhidrat tüketimi ile yüz görünümü arasında dikkat çekici ilişkiler ortaya koydu. Uzm. Dr. Göde, yüksek glisemik indeksli besinler tüketen bireylerin yüzlerinin daha yorgun ve daha az canlı algılanabileceğini belirtti. Ancak Dr. Göde, yüz görünümünün sadece beslenmeyle değil; uyku, stres, genetik, güneş maruziyeti ve genel sağlık durumu gibi birçok faktörle ilişkili olduğunu vurguladı.
Uzm. Dr. Göde, karbonhidratların beslenmeden tamamen çıkarılmaması gerektiğini, ancak doğru kaynakların tercih edilmesini önerdi. Tam tahıllar, baklagiller, sebzeler ve meyveler gibi kompleks karbonhidratlar, düşük glisemik indeksleri ve zengin antioksidan içerikleriyle cilt sağlığını destekliyor. Ayrıca yeterli protein alımı, omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenme, düzenli uyku ve fiziksel aktivite de sağlıklı bir cilt için önem taşıyor.
Sağlıklı yağların hücre zarı yapılarını oluşturarak cilt bariyerini onardığını ve desteklediğini belirten Dr. Göde, lifli ve düşük glisemik indeksli gıdaların da önemine değindi. Bu gıdalar bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek inflamasyonu azaltıyor, kan şekeri ve hormonal dalgalanmaları kontrol ederek cildin yapısal bütünlüğünün korunmasına yardımcı oluyor.
<
Cildin kendini yenileme sürecine dikkat çeken Dr. Göde, sağlıklı bir yetişkinde epidermisin yaklaşık 28-40 günde yenilendiğini vurguladı. Beslenmede yapılan değişikliklerin etkilerini değerlendirmek için en az bir cilt yenilenme döngüsünün tamamlanması gerektiğini ekledi. İlk olumlu etkiler 4-8 hafta içinde görülmeye başlanabilirken, cilt elastikiyeti ve kolajen yapısındaki iyileşmeler 3-6 ayı bulabiliyor.
Cilt sağlığını tek bir besine veya ürüne bağlamanın doğru olmadığını belirten Uzm. Dr. Göde, bilimsel verilerin dengeli beslenme, güneşten korunma, kaliteli uyku ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir arada uygulanmasında olduğunu gösterdi. Cildin vücudun genel sağlığının bir aynası olduğunu vurgulayan Dr. Göde, sürdürülebilir ve dengeli bir yaşam tarzının uzun vadede en etkili cilt bakım yöntemi olduğunu ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]