Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ulusoy, yaz mevsiminde Türkiye genelinde artan suda boğulma vakalarına dikkat çekti. Ulusoy, vatandaşları güvenli alanlarda yüzmeye ve özellikle Karadeniz kıyılarında görülen rip akıntılarına karşı dikkatli olmaya çağırdı. Çocukların gözetimsizliğinin ve gençlerin balıklama atlamalarının omurilik hasarları gibi geri dönüşsüz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Ulusoy, suda boğulmanın dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Vatandaşların cankurtaran bulunan ve güvenli olduğu bilinen alanlarda yüzmeyi tercih etmeleri gerektiğini ifade etti. Özellikle Karadeniz kıyılarında görülen rip akıntılarının, diğer adıyla çeken akıntının, ciddi tehlike oluşturduğunu kaydetti. Bu akıntılara maruz kalan kişilerin enerjilerini tasarruflu kullanıp kıyıya paralel yüzerek akıntının çekiminden kurtulmaları gerektiğini anlattı.
Boğulma vakalarında en ağır sonuçların çocuklarda yaşandığını ifade eden Ulusoy, ebeveynleri uyardı. Çocukların kol mesafesinden daha uzağa bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Su kenarındayken ebeveynlerin başka hiçbir şeyle ilgilenmemesini ve gözlerini çocuklarından ayırmamasını istedi.
Çocuğun kolluk, simit ya da deniz oyuncaklarıyla suya girmesinin bir cankurtaran kadar güvenli olmadığını hatırlattı. Yetişkin kişilerin denize girerken koruyucu önlemlere dikkat etmesi, bayrak durumunu, rüzgârı ve o günkü yasakları takip etmesi gerektiğini belirtti. Asla tek başına veya alkol alarak denize girilmemesi gerektiğini vurguladı. Epilepsi, kalp rahatsızlığı ya da panik atak gibi problemi olan kişilerin de asla yalnız denize girmemesi gerektiğini önerdi.
Özellikle gençler arasında gösteriş amacıyla yapılan balıklama atlamaların ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını kaydetti. Bir yıl önce dört metre derinliğinde olan bir su birikintisinin, denizin dolması ya da zemin yapısının değişmesi nedeniyle farklı hale gelebileceğini belirtti. Kaya zeminine ya da sığ suya balıklama atlamanın boyundan aşağısında veya belden aşağısında felce yol açabilecek omurilik hasarlarına neden olabileceğini aktardı. Bu tür kişilerin hayatları boyunca tekerlekli sandalyeye ya da yatağa bağımlı kalabileceğini ifade etti.
Boğulma tehlikesi geçiren kişilerin filmlerde gösterildiği gibi çırpınarak ve gürültü yaparak etrafındakilerin dikkatini çekemediğini aktardı. Nefes alma refleksiyle birlikte su yuttukları için sessizce suyun dibine gömüldüklerini anlattı.
Böyle bir durumda bir kişi fark edildiğinde ya da çırpınırken müdahale edilmesi gerektiğinde, önce kurtarıcının kendi güvenliğini düşünmesi gerektiğini vurguladı. Bir ip ya da kişinin suda kalmasını sağlayacak can simidi benzeri bir şey uzatılmasını önerdi. Aynı anda kıyıdaki kişilerin 112’yi hemen araması gerektiğini belirtti. Eğer müdahale edecek kişi profesyonel eğitim aldıysa, kendisi de boğulmadan o kişiyi kurtarmaya çalışması gerektiğini ekledi.
Kişi kıyıya çıkarılır çıkarılmaz önce şuurunun açık olup olmadığı ve nefes alıp vermediği kontrol edilmelidir. Nabza bakarak vakit kaybedilmemesi gerektiğini ifade etti. Karnına bastırarak akciğerlere kaçan suyu çıkarmaya çalışmak, kusturmak ya da ters çevirmek gibi zaman kaybettirici manevralardan kaçınılmasını uyardı.
Kişi hafifçe omzundan sarsıldığında gözlerini açmıyorsa, şuuru kapalıysa, nefesi hissedilmiyor ya da göğüs hareketi görülmüyorsa ilk yapılması gereken şey kurtarıcı soluktur. Olay yerinde profesyonel temel yaşam desteği eğitimi almış kişiler varsa, boğulan kişiyi kurtarıcı soluk ve kalp masajıyla 112 ekipleri gelene kadar hayatta tutabilir. Ölümün akciğerlerdeki sudan değil, beyin ve kalbin oksijensiz kalmasından kaynaklandığını, bunun iki-üç dakika içinde beyin hücrelerinde doğrudan beyin ölümüne kadar gidebilecek ağır hasarlara yol açabileceğini ekledi.
Ulusoy, ölümün oksijensiz kalma süresiyle ilişkili olduğunu yineledi. Eğer kişi kirli suya, bataklık ya da pis su birikintisine maruz kalmışsa ve şuuru kapanarak bu kirli suyu akciğerlerine kaçırmışsa, oksijensizliğe ek olarak aspirasyon pnömonisi denilen zatürre, enfeksiyon hatta sepsisin de tabloya eklenebileceğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]