Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Harun Kütahya, kemiklerin herhangi bir darbe almadan da kırılabildiğini açıkladı. “Stres kırığı” olarak adlandırılan bu durum, kemiklerin kapasitelerini aşan sürekli baskıya maruz kalmasıyla ortaya çıkar. Kütahya, bu kırıkların ilk belirtisinin aktivite sırasında başlayan ve dinlenince geçen ağrı olduğunu belirtti. Özellikle sporcular ve kemik erimesi gibi durumlardaki bireyler bu gizli tehlikeyle karşı karşıya kalabilir.
Op. Dr. Harun Kütahya, kemiklerin sürekli kendini yenileyen canlı dokular olduğunu vurguladı. Kemik yıkımını gerçekleştiren osteoklastlar ve yeni doku üreten osteoblastlar bu yenilenme sürecinde görev alır. Yoğun fiziksel aktivite veya mekanik stres arttığında, kemik yıkımı hızlanır. Ancak yıkım hızı yapım hızını aştığında, kemiğin mikromimarisi zayıflar ve mikro-çatlaklar birikerek stres kırığına yol açar.
Stres kırıkları, yorgunluk ve yetmezlik kırıkları olarak ikiye ayrılır. Yorgunluk kırıkları, sağlıklı kemiklere uygulanan anormal derecede yüksek mekanik stresle oluşur. Genellikle sporcular, dansçılar ve askerlerde görülür. Yetmezlik kırıkları ise kemik erimesi veya D vitamini eksikliği gibi nedenlerle mineral yapısı zayıflamış kemiklerde, normal düzeydeki günlük yüklerle meydana gelir.
Kütahya, stres kırıklarının oluşumuna neden olan başlıca risk faktörlerini sıraladı. Antrenman yoğunluğunun aniden artırılması, yanlış ayakkabı seçimi ve sert zeminlerde spor yapmak bu faktörler arasındadır. Düz tabanlık veya yüksek ayak kemeri gibi anatomik özellikler de yük dağılımını bozarak riski yükseltir. Stres kırıkları en sık kaval kemiği ve ayak tarak kemiklerinde görülmektedir.
Op. Dr. Harun Kütahya, stres kırığının en belirgin işaretini aktiviteyle başlayıp dinlenince azalan ağrı olarak tanımladı. Ağrılı bölgede elle bastırıldığında noktasal hassasiyet ve hafif şişlik fark edilebilir. Hastalar bu durumu sıklıkla basit bir kas ağrısı zannedebilir çünkü klasik kırıklardaki gibi ani ve şiddetli morarma nadiren oluşur. Geçmeyen bacak veya ayak ağrılarında mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Stres kırıklarının erken evresinde radyolojik olarak gizli bir dönem bulunur. Semptomların başlamasından sonraki ilk iki üç hafta boyunca çekilen normal röntgen filmleri tamamen normal sonuç verebilir. Bu evrede kesin teşhis koyabilmek, kortikal çatlaktan bile önce gelişen kemik iliği ödemini görebilmek için MRG (Emar görüntüleme) incelemesi altın standart yöntemdir.
Op. Dr. Harun Kütahya, stres kırığı tedavisinde genellikle cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadığını belirtti. En temel tedavi, kemiğe yük binmesini engellemek ve biyolojik iyileşme süreci için zaman tanımaktır. Ağrıya neden olan aktivitelere dört ila altı hafta ara verilmesi önerilir. Bu süreçte kemiğe yük bindirmeyen yüzme gibi sporlar tercih edilebilir.
Kırığın yerine göre, doktorlar o bölgeyi koruyacak özel yürüme botları veya yükü azaltmak için koltuk değneği önerebilir. Ağrı ve ödemi azaltmak için doktor kontrolünde ilaçlar kullanılabilir. Kemik iyileşmesini hızlandırmak adına D vitamini ve kalsiyum değerleri kontrol edilerek eksiklikler giderilmelidir. Nadiren de olsa, femur boynu veya naviküler kemik gibi kanlanması zayıf ve yüksek riskli bölgelerdeki stres kırıklarında cerrahi sabitleme gerekebilir.
Op. Dr. Harun Kütahya, stres kırıklarından korunmak için önemli tavsiyelerde bulundu. Egzersiz süreleri ve yoğunluğu haftalık yüzde ondan fazla artırılmamalıdır. Ayak yapısına uygun, darbe emici özelliği yüksek ayakkabılar tercih edilmeli ve eskiyen spor ayakkabıları zamanında değiştirilmelidir.
Vücuttaki ağrı, vücudun bir uyarı işareti olarak kabul edilmelidir. Ağrının üzerine giderek spora devam etmek, küçük bir kılcal çatlağın tam ve ayrışmış bir kemik kırığına dönüşmesine yol açabilir. Kontrollü ve bilinçli fiziksel aktivite, kemiklerin korunmasına yardımcı olacaktır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]