Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, hastanın sırtından yaklaşık 1 santimetre çapında bir kanal ile girerek, böbreğinde oluşan yaklaşık 25 santimetreküplük devasa taşı parçalayıp çıkardıklarını bildirdi. Prof. Dr. Bolat, böbrek taşlarının her zaman ağrıya neden olmayabileceği ve sessizce büyüyebileceği uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, böbrek taşlarının her zaman ağrı yapmadığına dikkat çekerek, özellikle böbreğin içindeki taşların kanalı tıkamaması durumunda belirti vermeden büyüyebileceğini açıkladı. Bu durumun, hastanın hiçbir şikayeti olmamasına rağmen yumurta büyüklüğünde taşlarla karşılaşılmasına yol açabildiğini belirtti. Bu nedenle, taş düşüren hastaların dahi düzenli ürolog kontrollerini aksatmamaları gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Bolat, daha önce sol böbreğinde hasar gelişmiş ve sağ böbreğinde de büyük bir taş tespit edilen genetik yatkınlığı olan bir hastaya uygulanan cerrahi operasyonu anlattı. Yaklaşık 5 cm uzunluğunda, 4,5-5 cm genişliğinde, 20-25 santimetreküplük ‘geyik boynuzu’ şeklinde tanımlanan taşı, hastanın sırtından yaklaşık 1 cm’lik kanal ile girilerek böbrek içinde parçalayıp çıkardıklarını söyledi. Hastanın taşının tamamen temizlendiğini ancak ürolojik kontrol altında yaşamına devam ettiğini ekledi.
Ağrı kesicilerin böbrek ağrılarını geçirmek için tek başına kullanılmasının yanlış bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. Bolat, bu ilaçların böbreğin süzgeç mekanizmalarına kalıcı hasar verebileceği uyarısında bulundu. Hayvansal proteinlerin fazla tüketimi ve ürik asit birikiminin taş oluşumunda rol oynadığını, ancak bitkisel takviyelerin de kontrollü kullanılması gerektiğini ifade etti. Tuz tüketiminin azaltılması ve yeterli su alımının (günde 1-1,5 litre) taş hastalığı riskini azalttığını ekledi. Özellikle diyabet, hipertansiyon, daha önce taş hastalığı geçirmiş kişiler ve sıcak havada çalışanlar gibi risk gruplarının sıvı alımına dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]