Yapılan araştırmalara göre, tek bir travmatik olay dahi vücudun savunma sistemini zayıflatarak tümörlerin oluşması için uygun bir ortam sağlayabilir. Acı bir boşanma, aile içinde yaşanan kayıp veya ciddi bir yaralanma, insanın üzerinde kalıcı etkilere neden olabilir ve yaşam boyunca stresle başa çıkma kapasitesini olumsuz etkileyebilir.
2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, travmatik bir olay geçiren ve post travmatik stres semptomları (PTSD) yaşayan kadınların yumurtalık kanseri geliştirme riskinin diğer kadınlara göre iki kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde, 2022 yılında yapılan bir araştırma da baş, boyun ve pankreas kanserine yakalanan hastaların çoğunun, kanser teşhisi konulduktan sonraki beş yıl içinde büyük ve stresli olaylarla karşı karşıya kaldığını göstermiştir.
Dr. Andrea Lynne Roberts, stresli olayların kalp hastalıkları gibi bir dizi tıbbi rahatsızlığın gelişme olasılığını artırabileceğini ve stres ile kalp hastalıkları arasındaki bağlantının kanserle olan bağlantıdan daha güçlü olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, yüksek stres seviyelerinin kanser riskinden daha fazla endişe verici olabileceğini vurgulamaktadır.
Bilim insanları uzun yıllardır kanser ve stres arasındaki ilişkiyi araştırmaya devam etmektedir. MD Anderson’daki Bütünsel Tıp Programı Direktörü Dr. Lorenzo Cohen, stresin vücudu kansere karşı daha hassas hale getirebileceğini ve vücudun doğal savunma sistemlerini zayıflatabileceğini ifade etmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]