İstanbul, 62 ülkeden 1000’i aşkın bilim insanını meme kanseri tedavisindeki güncel gelişmeler için bir araya getirdi. Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü ve Senatürk desteğiyle düzenlenen kongrede, özellikle robotik ve endoskopik cerrahi yöntemlerinin meme kanseri ameliyatlarında çığır açtığı vurgulandı.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Cihan Uras, basın toplantısında yaptığı açıklamada, güncel cerrahi tekniklerle memenin tamamının 3 santimetrelik bir kesiden çıkarılabildiğini belirtti. Bu yöntemlerin, hastaların iyileşme süreçlerini hızlandırdığı ve yaşam kalitelerini artırdığı ifade edildi.
Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cihan Uras, robotik ve endoskopik cerrahinin, meme kanseri ameliyatlarında 10 cm’lik kesilere kıyasla 3 cm’lik daha küçük kesilerle işlemin gerçekleştirilmesini sağladığını aktardı. Bu minimal invaziv yaklaşımlar sayesinde, memenin tamamının çıkarılması ve koltuk altı lenf nodu örneklemesinin aynı küçük kesiden yapılabilmesi mümkün hale geldi. Daha az kanama ve ameliyat sonrası daha az ağrı gibi avantajlar sunan bu teknikler, meme cerrahisi alanındaki önemli ilerlemelerden biri olarak kabul ediliyor.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, immünoterapi ve yeni ilaçların, özellikle üçlü negatif ve HER2 pozitif meme kanseri türlerinde tedavi başarı oranlarını artırdığını söyledi. Hormona duyarlı alt tiplerde akıllı ilaçların kullanımıyla kemoterapi ihtiyacının azaldığına dikkat çeken Eralp, genetik testlerin erken tanıya entegrasyonunun gereksiz kemoterapi kullanımını engellediğini ekledi.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, seçilmiş hastalarda koltuk altına yönelik radyoterapinin gerekli olmayabileceğini belirtti. Hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla tedavilerin kapsamını azaltma yönündeki gelişmelerin altını çizen Beşe, doğru hasta seçimi ve multidisipliner ekip kararıyla tedavi yükünün hafifletilebileceğini vurguladı.
ABD Inova Schar Cancer Institute’tan Dr. Shawna C. Willey, gelecekteki hedefin meme kanserini tedavi etmek yerine önlemek olduğunu dile getirdi. Kişiye özel risk belirleme yöntemleriyle kanserin henüz ortaya çıkmadan önlenebileceği bir noktaya ulaşılmasının önemini vurguladı.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, meme onarımında hastanın kendi dokularının kullanıldığını ve 3 boyutlu görüntüleme ile yapay zeka destekli planlama sayesinde karşı memeye daha benzer rekonstrüksiyonlar yapıldığını belirtti. Ayrıca, hastadan alınan yağ dokusunun dondurularak ileride kullanılabileceği yeni yöntemler üzerinde çalışmaların sürdüğünü ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]