Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konulurken, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinin erken teşhisi için 7 önemli belirtiyi ve dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı. Acıbadem Sağlık Grubu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Seven Fark Eder’ sloganıyla bir kampanya başlattı.
Kampanya, kadınların hem kendi sağlıklarını hem de sevdiklerinin sağlığını önemsemesi, meme sağlığı konusunda farkındalıklarını artırması ve düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Çakmakçı, ‘Benim hiçbir şikayetim yok’ düşüncesinin erken tanı ve tedavi şansını engellediğini belirtti.
Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinin en bilinen belirtisinin memede yeni fark edilen bir kitle olduğunu söyledi. Bu kitlenin sert, düzensiz veya büyüyen bir oluşum olması durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak her kitlenin kanser olmadığını, kist veya fibroadenom gibi iyi huylu oluşumların da kitleye neden olabileceğini ekledi. Yaşla birlikte iyi huylu kitlelerin oranının azaldığını belirten Çakmakçı, 30 yaşındaki bir kadında kitlenin yüzde 90 iyi huylu, 60 yaşında ise bu oranın yüzde 50-50 olabileceğini ifade etti.
Memelerde şekil veya büyüklük değişikliği, meme derisinde çökme, çekilme veya kalınlaşma, meme başında içe doğru çekilme veya yeni gelişen değişiklikler de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Ayrıca, meme başından kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntı da ihmal edilmemesi gereken bir bulgu olarak sıralandı. Meme veya meme başı çevresinde kızarıklık, döküntü veya deri değişikliği ile koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlikler de meme kanseri belirtisi olabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Prof. Dr. Çakmakçı, meme kanseri taramalarının kişinin yaşı, aile öyküsü ve risk faktörlerine göre kişiye özel planlanması gerektiğini belirtti. Ailelerinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Çakmakçı, erken tanının tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu hatırlattı. 40 yaş altı kadınlar için risk grubunda olmaları halinde ultrasonografi ve MR ile doktor kontrolünün, 40 yaş sonrası için ise yıllık ultrasonografi ve mamografinin erken tanı şansını artıracağını söyledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]