Ülkemizde umutlu olmak mesai ve inat isteyen bir iş

Başarılı sanatçı Ceren Gündoğdu HaftaSonu’na konuştu… Söz yazarı, şarkıcı, müzikal tiyatro oyuncusu Gündoğdu, Türkiye’de her konuda eşitsizliğin hakim olduğunu söyledi. Ve ekledi: Umutlu olmayı sürdüreceğim. Aksisi teslim olmak demek.

Türk halk müziği şefi baba Zafer Gündoğdu, Türk müziği ses sanatçısı annenin çocuğu olarak müzik dolu dünyaya gözlerini açan Ceren Gündoğdu şarkıcı, söz yazarı, müzikal tiyatro oyuncusu olarak farkını ortaya koyuyor… Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü birincilikle bitiren başarılı sanatçı, tutkularının peşinden gittiğini ve müzikal-tiyatro denilince akla gelen isimlerden biri olmak istediğini söylüyor. İşte hoş sohbetimiz…

– Müzisyen bir anne babanın kızı olarak dünyaya gelmişsiniz, armut dibine mi düştü?

Çok haklısınız, benim hikayemde ‘müzik hayatın nasıl başladı’ sorusunun cevabı ‘hayatım müzikle başladı’ oluyor. Yolculuğumun seyrini belirleyen farklı müzik türlerinin iç içe geçtiği bir yuva oldu.

 Başarılı bir eğitim hayatınız var. Ceren Gündoğdu hak ettiği yerde mi? Yoksa sabır ve azimle hak ettiği yerde olabilmek için çalışmaya devam mı ediyor?

Bu bir yolculuk. Sevdiğim şeyi yaptığım, ürettiklerimle anlam bulmaya çalıştığım bir yolculuk. Bu ‘yolda olma’ halini seviyorum, sabırla ve azimle koşmaya devam ediyorum ve edeceğim. Ve elbette daha çok insana dokunmak istiyorum müziğimle. Yolculuğun o kısmının gelmesini de heyecanla bekliyorum.

– Kendinize özgün, dinlendirici ve romantik müziğiniz var.  Yazdığınız şarkıların hikayesi var mı?

Şarkılarımı birbirine bağlayan ortak nokta romantizm diyebilirim, bir nevi imza misali. Her şarkımın bir hikayesi var, zaten benim için şarkı yazarlığı hikaye anlatıcılığı demek.

BÜYÜK SORUMLULUK
“Zafer Gündoğdu’nun kızı olmak büyük bir sorumluluk” diyen Ceren Gündoğdu şöyle konuştu:” Bir türkü albümü hayalim var. Halk müziği geçmişle günümüzü bağlayan bir köprü.”

BARBRA STREISAND İDOLÜM

 Dinleyicilerinizle aranızda nasıl bir bağ var? 

Sevdiğim müziklerin süzgecinden geçirilmiş, beni çağrıştıran bir müzikal dil yaratma çabasındayım. Buna Türkçe pop veya alternatif pop değil, lirik pop denmesini isterim belki de; duyguların coşkulu bir yoğunlukla aktartıldığı bir müzik. Tam olarak böyle bir müziğin izindeyim. Dinleyicilerimin ortak özelliği bu duygu yoğunluğuna temas etmeyi seviyor oluşları. Gerçek bir şeyler hissetmek istemeyen, sadece ‘eğlenmek’ için konsere gitmek isteyen biri beni dinlemekten pek hoşlanmaz gibi geliyor.

– Sidikli Kasabası Müzikali’nde başrol oynadınız. Damdaki Kemancı Müzikali’nde yer aldınız. Kariyerinizde oyunculuğu nereye koyarsınız?

Müzikal-tiyatro sahnesinde var olmak benim için çok kıymetli. İtiraf etmekten çekinmediğim bir arzum var hatta; müzikal-tiyatro denilince akla gelen isimlerden biri olmak isterim bir şarkıcı ve şarkı yazarı olarak. Barbra Streisand idollerimden biri mesela. Yeni senede Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmesi planlanan bir Broadway müzikalinin şarkı adaptasyonunu yaptım son olarak. Yani duyacağınız tüm şarkıların Türkçeleştirilmesi işini üstlendim.

Etiketler

Bunlarda İlginizi Çekebilir

YORUM YAZIN